HAC ENGELİ

Kırşehirli Hacı Cevad Baba
Mahmud Bozdağ Hocaefendi, “Cevat Baba” olarak da bilinen, Kırşehirli Hacı Cevad-ı Velî Efendi hakkındaki ibretlik bir hatırasını şöyle anlatıyor:
Mahmud Hocaefendi, bir gün Hacı Cevad-ı Velî Efendi’nin ziyaretine gitmiş. Fakat gittiğinde onu bacağının kırık olarak yatmakta olduğunu görmüş. Elini öpüp duasını aldıktan sonra, Cevat Baba, bacağının neden kırılmış olduğunun hikayesini şöyle anlatmış:
Kocası vefat etmiş kadının birisi hacca gitmeye niyet etmiş. Fakat kendisinden başka, kocasının yerine bedel olarak, masraflarını üstlenerek, bir kişiyi daha hacca götürmek istiyormuş. Mübarek bir insanı götürmek istediğinden, böyle biri var mı diye soruşturduğunda, Cevat Baba’yı götürmesini teklif etmişler.
Kadın da, Cevat Baba’ya hacca götürmek istediğini teklif ettiğinde, memnuniyetle kabul etmiş. Hac muameleleri yapılmış ve iş gitme zamanını beklemeye başlamışlar.
Fakat tam, hacca gidecekleri günün sabahı, Cevat Baba sabah namazı için Camiye giderken, Camiye birkaç adım kala, kaldırımda meydana gelmiş olan buzlanmadan dolayı ayağı kaymış ve düşüvermiş. Bu düşme neticesinde de, bacağı kalçasına yakın yerden kırılmış.
Cevat Baba daha sonra, hastanede yirmi gün kaldıktan sonra, alçılar içinde evine dönebilmiş. Evine döndükten sonra, gece namazı için kalktığında, gönül kırıklığı ile rabbine:
-Ya Rabbi, halimden şikayet etmiyorum. Ne hikmet ki, neden ki, sebep nedir ki, beni böyle hayırlı bir yoldan alıkoydun ya Rabbi!, diye seslenmiş;
Bu gönülden yakarış üzerine, kalbine şöyle bir ilham nazil olmuş;
-Yerine Hacca gideceğin adam var ya, ömründe bir sefer alnı secdeye gelse idi, senin, onun yerine hac yapmana müsaade edecektik. Ama ömründe bir sefer dahi alnı secdeye gelmedi onun!
Bu ibretlik bir hadise ile, namaz kılmanın ve secde etmenin ne kadar kıymetli olduğu ortaya çıkmış.

(Kayn.:youtube.com/watch?v=vdHY0qzj9gY)