YILAN VE İNTİKAM
Konya’nın kültür insanlarından Ahmet Cenap Kendi, Mevlüt Boyalı isimli bir vatandaştan naklen, yaşanmış ibretlik bir hadiseyi şöyle anlatır:
Yıl 1935 yılı olup yer de, Karaköyük isimli köydür. Mevlüt Bey’in annesi o köyde kerpiçten yapılma bir evde oturmakta olup evin “İzbe” denilen erzakların depolandığı, hatta içme sularının küpler içinde saklandığı bir yeri vardır. Annesi bir gün ellerine geçen koyun yününü, daha sonra lazım olur düşüncesiyle bir sepetin içine koyup izbe odasındaki duvarda bir çiviye asıverir.
Bir gün gelir astığı o sepet lazım olunca, annesi gidip duvardaki sepeti alır ve içindeki yünü alarak yere bıraktıktan sonra dışarda bir yere koyar. Daha sonra bir başka işi için tekrar izbe odasına geldiğinde gördükleri karşısında korkudan dona kalır.
Çünkü kocaman bir yılan, içine içme suyu koydukları küplerin ağzındaki taşları tek tek düşürüp içlerine ağzından zehirini kusmaktadır. Annesi hemen bir şekilde müdahale eder ve yılan kaçıp kaybolur. Fakat annesi yılanın neden böyle garip bir hareketi yaptığını düşünmeye başlar. Daha sonra sepetin içinden yere koyduğu yün aklına gelir ve yünün içine dikkatlice baktığında, içinde minik minik yılan yavrularının bulunduğunu görür.
Yuvası bozulan yılanın, bunun intikamını almak için su küplerinin içine zehrini boşalttığını anlar ve yere koyduğu yünleri tekrar dışardaki sepetin içine koyup, duvardaki eski yerine aynen asıverir.
Daha sonra, kaçan o yılanın ne yapacağını merak edip bekleyerek takip etmeye başlar. Nitekim yılan bir süre sonra saklandığı yerden gelir ve içine zehir bıraktığı o su dolu küplerin etrafına sarılıp bütün gücüyle sıkarak, tek tek hepsini paramparça eder. Yani, önce yavrularına zarar geleceği endişesi ile, intikam hissiyle suları zehirlemiş, daha sonra yavrularının zarar görmeyeceğini anlayınca, bu işten pişmanlık duyarak, yaptığı hatayı bu şekilde düzeltmeye çalışmıştır.
(Kaynak:memleket.com/A.C.Kendi)
