KİBRİT KUTUSU

  MENKIBELER/HATIRALAR

 

     Kırşehir’in manevi dinamiklerinden olup, 1951 yılında vefat eden ve Akçakent

Mahsenli Ali Efendi (1841-1951)

ilçesinin Mahsenli köyünde türbesi bulunan, Mahsenli Ali Efendi Hazretlerinin (k.s.) talebelerinden birisi, sekerat haline girmiş ama bir türlü vefat edemiyormuş. Uzunca bir süre geçmesine rağmen, ne iyileşen ne de vefat edebilen bu zatın durumunu, talebeleri Mahsenli Ali Efendi Hazretlerine haber vermişler.

    Ali Efendi, kendisine durum anlatılınca, “Söyleyin, ona ki, onun iki tane hapiste askeri var, eğer onları serbest bırakmazsa, Allah korusun, imansız gitmesi söz konusu ve de bu sebepten vefatı gerçekleşmiyor, ızdırap çekiyor” diye buyurmuş.

    Mahsenli Ali Efendi Hazretlerinin talebeleri, hocalarının bu emir ve ikazını hasta olan talebesinin evine giderek, derhal kendisine bildiriyorlar. Bunun üzerine, hasta olan derviş zat, hemen, yanında bulunanlara, “Evin şurasında bir kibrit kutusu var, onu buraya getirin!”, diyor. Kibrit kutusu getirilince de, içini açın, diyor. Oradakiler şaşırıyorlar, kibrit kutusunun içinden, yarısı olmayan bir buğday tanesi ile iki tane karınca çıkıyor.

    Hasta olan o talebe ağlamaya başlıyor ve orada bulunanlara, bu karıncaları yaklaşık iki ay önce, bu kibrit kutusuna koyduğunu anlatıyor. Karıncaların iki ayda kutudaki buğday tanesinin sadece yarısını yedikleri ve kutudan iki ay boyunca çıkamayıp adeta iki aydır çok sıkıntılı bir hapis hayatı yaşamış oldukları anlaşılıyor.

    Allah’ın aciz yaratıkları olan iki karıncaya yaptığı eziyet sebebiyle kolay ve huzur içinde ruhunu teslim edemeyen o talebe, Halinden pişman olup  derhal yaptıklarından tövbe ediyor. Mahsenli Ali Efendi Hazretleri gibi bir zatın talebesi olduğu için de, şükürler ediyor. Arkasından da rahat bir şekilde ruhunu teslim eder.

    Bu olaya şahit olan herkes, zulmün küçüğünün büyüğünün olmadığını, kibrit kutusunun karanlık boşluğunda hapsolan iki aciz karıncayı da bir görenin duyanın bulunduğunu,  iki karıncaya eziyet etmenin bir insanın zor ölümüne, hatta imansız ölmesine bile yolaçabileceğini, bizzat yaşayarak müşahede etmişlerdir.

 

 

 

(Kaynak:dergipark.org.tr/612816
Resimler:1/kirsehirlilerdernegi.com)

 

YORUM YAP