SARHOŞ BEKİR

 

 

SARHOŞ BEKİR

   Sandalzade Hafız Osman Efendi (Sandal Hoca)-(1883-1962)

    Yazar Vehbi Vakkasoğlu, Kahramanmaraş İmam Hatip Okulu’ndan hocası ve aynı zamanda Çukuroba Camii’nde de imamlık yapmış olan, Sandalzade Hafız Osman Efendi hakkındaki bir hatırasını şöyle anlatıyor:

    Halk arasında “Sandal Hoca” diye bilinen Sandalzade Hafız Osman Efendi, Çukuroba Camii’nde imamlık yapmaktaydı. Bu caminin karşısında da, Bekir adında, sabah akşam içki içen, alkol müptelası bir adam vardı. Sandal Hoca, ihlas ve samimiyeti ile yıllardır, bir çok sarhoşun ve kötü alışkanlığı olan insanların tövbe etmesine, dinine diyanetine dönmesine vesile olduğu halde, Bekir adındaki bu sarhoş adama bir türlü faydası olamamıştı.

    Bu sebeple, onun tövbe edip doğru yolu bulmasından ümidini keserek, içinden; “Keşke şu adam buradan taşınsa da, o eve doğru dürüst bir adam gelse!” şeklinde düşünüyordu.

   Nitekim, 1950 yılı geldiğinde, Demokrat Parti’nin iktidara gelmesiyle, Allah’ın dinine, diyanetine adeta savaş açanlar tarafından yasaklanan Arapça ezan, serbest bırakılmıştı ve ilk ezan minarelerden okunacaktı.

    Halk 18 yıllık büyük bir hasretin ardından, heyecanla, Arapça okunacak ilk ezanı beklerken, Sandal Hoca da, o gün en güzel kıyafetlerini giyerek camiye geldi.

    O sıralarda, Cami avlusundaki cemaatin ve Sandal Hoca’nın gözü, minare şerefesindeki bir hareketlilik dikkatini çekti. Dikkatle baktıklarında onun, Sarhoş Bekir olduğunu anladılar. Bir insanın zor çıktığı, dar minare merdivenlerinden yukarı çıkardığı bir keçiyi, kurban etmek üzere orada bekliyordu.

    Ezan vakti yaklaştığında da, Bekir, tekbir getirip;

    -Allah için, din için, ezan için, niyet ettim kurban etmeye!, diye avazı çıktığı kadar bağırdı ve kurbanını kesti.

    Bu göz yaşartıcı hadiseye şahit olan Sandal Hoca, onun hakkındaki kötü düşüncelerinden dolayı, çok üzüldü ve pişman oldu. Hatta o günden sonra, tayinini başka bir camiye aldırıp, orada imamlık yapmaya başladı. Eski cemaati, ona neden o camiden ayrıldığını sorunca:

    -Ben o Sarhoş Bekir’in yüzüne nasıl bakayım? Nice içki içenleri camiye getirdiğim halde onu getiremedim. Akşam sabah kafa çekiyor diye, ondan ümidi kesmiştim. Meğer asil azmaz, bal bozulmazmış. Bir İmam olarak, onun tozlanmış, küflenmiş, paslanmış dahi olsa, gönlünün derinliklerine girememişim. Hiç birimizin yapamadığını o gün o yaptı. Şimdi ben Onun yüzüne nasıl bakarım?, diye cevap verdi.

   Çukuroba Camii-Kahramanmaraş

    Eski cemaati bunun üzerine, Bekir’in yanına gidip durumu kendisine anlattılar. Durumu öğrenen, Bekir de, kendisinden dolayı Hocaefendi’nin gittiğine üzüldü. Daha sonra, Bekir ile beraber gidip Sandal Hoca’yı ziyarete gittiler.

    Sandal Hoca, Bekir’i görünce utandı ve yüzü kızardı. Belli ki hala içten içe eziklik duyuyordu. Bekir Sandal Hoca’ya:

    -Dedikleri doğru mu? Benim yüzümden mi?, diye sordu.

    Sandal Hoca da:

    -Seni getiremediğim camiinin minaresinde ben, seni gördüm evladım. Kalbine gidecek yolu bulamamışım., diye cevap verdi.

    Sarhoş Bekir, bunun üzerine daha fazla dayanamadı ve Hoca’nın ellerine sarılarak:

     -Ah Hocam, artık sen beni içki sofralarında değil, arkanda cemaat olarak göreceksin, dedi ve o günden sonra da hakikaten tövbesine sadık kalıp Sandal Hoca’nın ön safta namaz kılan cemaatinden biri oldu.

 

 

 

(Kaynak:marasnews.com/ali-avgin)

 

 

 

YORUM YAP