
PAT PAT DUASI
Cerrahi Tarikatı mürşidlerinden Mustafa Özcan Efendi, ibretlik bir hatırasını şöyle anlatır;
Bir gün, İstanbul Karagümrük Semtinde bulunan Nureddin Cerrahî Hazretleri’nin türbesi’nden dışarı çıkmışlar. Dışarıda yağmur yağıyormuş. Türbeden beraberce çıkanlar içerisinde, bir müezzin efendi varmış.
Yağmurda kapıda bekleşirlerken, kaplumbağa şeklindeki eski bir volkswagen araba “pat… pat… pat…” sesleri çıkartarak yoldan geçmeye başlamış. Bu müezzin efendi, biraz da nazla karışık şöyle Allah (c.c.)’a şöyle niyazda bulunmuş:
-Ya Rabbi, şöyle bir araba nasip etseydin de, hiç olmazsa eve kuru kuru gitseydik!
Aradan bir hafta geçmiş ki, o müezzin efendi bir hafta önce gördükleri o “Patpat” ile Cerrahi Tekkesi’ne gelmiş. Aynı arabayla onun geldiğini görünce merakla ona bu iş nasıl olduğunu sual etmişler.
Müezzin efendi de, dua ettiği o günün ertesi gün, bir komşusun kapısını çaldığını, kapıyı açtığında, komşusunun yeni bir Volkswagen Passat araba aldığını, kendisinde, eski emektar düldül Wolksvagen araba bulunduğunu, bu arabayı koyacak bir yeri olmadığını ve onu hediye etmek istediğini söylemiş. Komşunun Düldül dediği araba da, bir hafta önce gördüğü arabanın ta kendisi imiş. O pat pat böylece müezzin efendinin eline geçmiş.
Müezzin Efendi, yine espri ile Allah’tan “Pat pat” isteyeceğime keşke Mercedes isteseymişim, diye söylemiş. Yani dua ederken, Allah’ın hazinesinin geniş olduğunu, duanın ne zaman kabul edileceği bilinmediğinden, istenilen şeylerin onun hazinesinin genişliğine göre istenmesi gerektiğini anlatmak istemiş.

(Kaynak:youtube.com/shorts/rlA5bNPehzc)