İMAM-I RABBANÎ HZ. SÖZLERİ

  BÜYÜKLERDEN SÖZLER
 
 

“Hiç şüphesiz bir kimse, kimin peşinden gider, adım adım onu tâkib ederse onun kavuştuğu yere, bu da kavuşur.”
İMAM-I RABBANİ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)

 

“Peygamber efendimiz buyuruyor ki: “Unutulmuş bir sünnetimi meydana çıkarana yüz şehîd sevâbı vardır!” Bu işin büyüklüğünü, bu hadîs-i şerîften anlamalıdır. Fakat, bu işi yaparken, gözetilecek mühim bir incelik vardır. Yânî bir sünneti meydana çıkarayım derken, fitne uyanmasına sebep olmamalı, bir iyilik, çeşitli kötülüklere, zararlara yol açmamalıdır. Çünkü, âhır zamandayız. Müslümanlığın zaîf, garîb olduğu bir asırdayız.”
İMAM-I RABBANİ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
 
“Bizim büyüklerimiz kabirlerin keşfine îtibâr etmiyorlar. Onların kabir ziyâretindeki usûlleri, kabrin hizâsında kendini bütün bağlardan kurtarıp, bütün himmetiyle kabrin sâhibine teveccüh ederek oturmaktır. Bundan sonra kalblerine ne gelirse, kabirdekinin hâlinden bilirler. Yabancıların sohbetinde de, o büyüklerin hâli böyledir. O gibi şeylere güvenmeyiniz. Bu, kendini beğenmeye götürür. Ucb, yâni kendini beğenmek ise, yol keser.”
İMAM-I RABBANİ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
 
“Bir edebi gözetmek ve tenzihî olsa bile, bir mekrûhtan sakınmak, zikirden ve fikirden ve murâkabeden ve teveccühden daha faydalıdır.”
İMÂM-I RABBÂNÎ-(Kayn.:Mektubat-129.Mektup)
 
“Hadîs-i şerîfte, ‘Allahü teâlânın, bir kulunu sevmemesi, onun faydasız şeylerle uğraşmasından anlaşılır’ buyuruldu. Bir farzı yapmayıp, bir nâfile ibadeti yapmak da, boşuna uğraşmaktır.”
İMÂM-I RABBÂNÎ-(Kayn.:Mektubat-123.Mektup)
 
“Kâfirlere kıymet vermek, onları yüksek tutmak, İslâmiyeti ve müslümânları kötülemek, aşağılamak olur.”
İMÂM-I RABBÂNÎ-(Kayn.:Mektubat-163.Mektup)
 
“Dünya malını zarardan korumak için ilaç, o malın zekâtını vermektir.”
İMÂM-I RABBÂNÎ-(Kayn.:Mektubat-165.Mektup)
 
“Nefse, günahlardan kaçmak, ibâdet yapmaktan daha güç gelir. Onun için günahtan kaçmak daha sevaptır.”
İMÂM-I RABBÂNÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
 
“Sünnet ile bid’at, birbirlerinin zıddıdır, tersidir. Birinin bulunduğu yerde, ikincisi bulunamaz, gider. Birini diriltmek, ötekini yok etmekdir. Sünneti diriltmek, bid’ati yok eder. Bid’ati diriltmek de, sünneti yok eder. İster hasene, yanî güzel desinler, ister seyyie, çirkin desinler, her bid’at, sünneti yok eder.”
İMÂM-I RABBÂNÎ-(Kayn.:Mektubat-255.Mektup)
 
“Sohbeti ganîmet bilmelidir. Sohbetin üstünlüğü, bütün üstünlüklerin ve kemâllerin üstüdür.”
İMÂM-I RABBÂNÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
 
“İnsanlar riyâzet deyince, açlık çekmeği ve oruç tutmağı anladılar. Hâlbuki, dînimizin emrettiği kadar yemek için dikkat etmek, binlerce sene nâfile oruç tutmaktan daha faydalıdır. Bir kimsenin önüne lezzetli, tatlı yemekler konsa, iştihâsı olduğu hâlde ve hepsini yemek istediği hâlde, dînimizin emrettiği kadar yiyip, fazlasını bırakması, şiddetli bir riyâzettir ve diğer riyâzetlerden çok üstündür.”
İMÂM-I RABBÂNÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
 
“Bir farzı vaktinde yapmak, bin sene nâfile ibâdet yapmaktan daha çok faydalıdır.”
İMÂM-I RABBÂNÎ-(Kayn.:Mektubat-129.Mektup)
 
“İbâdetlerin hepsini kendinde toplayan ve insanı Allahü teâlâya en çok yaklaştıran şey namazdır.”
İMÂM-I RABBÂNÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
 
“Câhillerin, büyüklere dil uzatmalarına sebep olmayınız! “
İMÂM-I RABBÂNÎ-(Kayn.:Mektubat-227.Mektup)
 
“Denizi bulan testi suyuyla yetinmez.”
İMÂM-I RABBÂNÎ-(Kayn.:Mektubat-ı Mevl. Halid)
 
“Ashâb-ı kirâmın hepsini ve Ehl-i beytin hepsini sevmek, saymak lazımdır. Birini sevmemek, hepsini sevmemek olur. Çünkü, insanların en iyisinin sohbeti ile şereflenmek fazileti, hepsinde vardır. Sohbetin fazileti ise, bütün faziletlerin üstündedir.”
İMÂM-I RABBÂNÎ-(Kayn.:Mektubat-59.Mektup)
 
“İslâmiyetin emrettiği namazda huşû’ ve hudû’ şudur ki; kıyâmda gözleri secde yerine dikmeli, rükû’da ayakların üstüne bakmalı, secdede ise burnun yanlarına, otururken de kucağına bakmalıdır. Lâkin bunlardaki sır şöyledir: Belli bir yere bakmak, kalbin cem’iyette olmasına çok yardım eder. Değişik yerlere bakmayanın kalbi de dağınık olmaz.”
İMÂM-I RABBÂNÎ-(Kayn.:İslam Alimleri Ans.)
 
“Namazda, sünnetlere, müstehablara, edeblere riâyet etmek, kalbin huzûrunu temin eder.”
İMÂM-I RABBÂNÎ-(Kayn.:İslam Alimleri Ans.)
 
“İslam ile küfür birbirinin zıddı oldukları, bir arada bulunamayacakları gibi, ahiret de, dünyanın zıddıdır. Dünya ile ahiret, bir arada bulunamaz. Ahireti kazanmak için, dünyayı terk etmek lâzımdır. Yani, dünyaya düşkün olmamak lazımdır.”
İMÂM-I RABBÂNÎ-(Kayn.:Mektubat-163.Mektup)
 
“Kalpleri birbirine bağlayan bağ, muhabbet bağıdır. Bir insan bir veliyi görüp, konuşarak veya kitaplarını okuyarak, onun dinimize tam bağlı olduğunu anlayıp sever. Resûlullahı çok sevdiği için, onun izinde bulunanları da sever. Sevince, hep onu düşünür. Kalbini, onun kalbine bağlamış olur. Kalbini bağlayınca, oradan saçılmakta olan nûrları almaya başlar. Ne kadar çok severse, o kadar feyz alır.”
İMÂM-I RABBÂNÎ-(Kayn.:İslam Alimleri Ans.)
 
“Nakşibendiyye büyüklerinin yolu kibrit-i ahmer gibidir. Bu yol, sünnete tabi olma üzerine kuruludur.”
İMAM-I RABBANİ-(Kayn.:Adab-ı Ş.S.Abdülhakim el-Hüseynî)
 
“Müridin zorlanmadan şeyhe rabıta yapabilmesi, mürşid ile mürid arasında tam bir münasebete işaret eder. Aralarındaki bu münasebet, faydaya sebep olur. Zaten rabıta yolundan daha yakın bir yol yoktur. Ne mutlu bu saadete kavuşmuş olana!”
İMÂM-I RABBÂNÎ-(Kayn.:Adab-ı Ş.S.Abdülhakim el-Hüseynî)
 
 
 
 
 
 
 
 

YORUM YAP