HANIMLIK KARNESİ
Faruk Küçük Bey, Mahmud Sami Ramazanoğlu Efendi hakkındaki ibretlik bir hatırasını şöyle anlatır;
Bir gün, Mahmud Sami Ramazanoğlu Efendi’nin öğretmen olan bir talebesi gelmiş ve özel bir durumunu görüşmek istediğini söylemiş. Sami Efendi anlatmasını söyleyince adam, evinde ailevi geçimsizlik sebebiyle huzur kalmadığını söyleyip, hanımında gördüğü ne kadar sevmediği, rahatsız olduğu şey varsa sayıp dökmeye başlamış. Sami Efendi ise, o anlatırken, elinde bir kağıt ve kalem bir şeyleri not edip kağıda yazıyormuş.
Adam anlatıp bitirince, Sami Efendi; “Başka bir şey kaldı mı evladım?” diye buyurmuş. Adam da; “Hepsi bu kadar efendim!” demiş.
Sami Efendi yüzü celalli bir şekilde o adama;
–Evladım bu hanımın hiç iyi tarafı yok mu?, diye sual etmiş.
Adam hiç beklemediği bu sual karşısında, şaşırmış ve sessizliğe gömülmüş.
Sami Efendi daha sonra, ona tek tek hanımlığı ile ilgili şu soruları sormuş:
–Evladım bu hanım, sana kadınlık vazifesini yerine getiriyor mu?
Adam: Evet
–Namusunu, iffetini koruyor mu?
Adam: Evet
–Günlük hizmetlerini yapıyor mu?
Adam: Evet
–Evinin temizliğine, çoluk çocuğuğa bakıyor mu?
Adam: Evet
–Yemeğini pişirip bulaşığını yıkıyor mu?
Adam: Evet
–Namazını kılıyor, ibadetini yapıyor mu?
Adam: Evet
–Tesettürüne riayet ediyor mu?
Adam: Evet
Sami Efendi, tüm bu soru cevapları da not alıp değerlendirdikten sonra;
–“Bak evladım, hanımın hakkındaki söylediklerini not aldım. Anlattıklarının içinde menfî olarak görüp saydığın davranışlar, 100 üzerinden 20 puan tutuyor. Sorduğum sorulara verdiğin müsbet cevaplar ise, 100 üzerinden 80 tutuyor.
Sen bir öğretmensin, 100 üzerinden 80 alan bir talebeyi, hiç azarlar dışarı atar mısın? Elbette azarlamaz, dışarı atmazsın. Olsa olsa, o talebeyi daha yüksek puan alması için teşvik edersin. ‘Benim nazarımda sen 100 puan almaya layıksın. Ben sende bu kabiliyeti görüyorum’ dersin.
Evladım, kadınlar bize Allah’ın bir emanetidir. O emanete sahip çıkmak, asıl emaneti veren Allah’a saygı göstermektir”, diye buyurmuş.
O öğretmen talebe o gün, müthiş bir hayat dersini alarak evine dönmüş.
Aradan birkaç ay geçtikten sonra o öğretmen talebe Faruk Küçük Bey’in dükkanına uğradığında, Sami Efendi’nin verdiği o hayat dersiyle, ailesindeki geçimsizlik ve huzursuzluğun son bulduğunu, artık, çocuk çoluk ailecek huzur ve mutluluk içinde yaşamakta olduklarını anlatmış.

(Kayn.:M.Sami Efendi’den Hatıralar-4)