Katâde (R.A.) anlattı: “Mûsâ (aleyhisselâm) şöyle buyurdu: “Yâ Rabbî! senin gazâbının ve rızânın alâmeti nedir?” Bunun üzerine Allahü teâlâ; “Size iyilerinizi âmir yaptığım zaman, bu rızâmın alâmetidir. Kötülerinizi âmir yaptığım zaman, bu da gazâbımın alâmetidir” buyurdu.”
(Kayn.:İslam Alimleri Ans.)
“İman sadece câmilerde, mal cimrilerde, silah korkaklarda, yetki zayıflarda olursa işler bozulur.”
HAZRETİ EBUBEKİR (R.A.)–(Kayn.:Altınoluk/252.sayı)
“Allahü tealanın en çok sevdiği şey, devlet başkanının yumuşak ve merhametli olmasıdır. Allahü tealanın gazabına en çok düçar olan şey ise, devlet başkanının cahil ve öfkeli olmasıdır.”
HAZRETİ ÖMER (R.A.)–(Kayn.:İslam Alimleri Ans.)
“Halktan veya emrin altında çalışanlardan biriyle münâkaşa etme. Çünkü böyleleri ile münâkaşa, itibârını giderir.”
İMAM-I A’ZAM EBU HANİFE–(Kayn.:Evliyalar Ans.)
“Memurların bozukluğu, devlet reislerinin ve sultanların bozukluğundan ileri gelir. Sultanların da bozukluğu, alimlerden olur. Çünkü onları ıslah eylemez, doğru yola çağırmaz ve kötülük işleyince onları ikaz etmezler.”
İMAM-I GAZALİ–(Kayn.:Kimya-yı Saadet)
“İstibdad, zulüm ve tahakkümdür. Meşrutiyet, adalet ve şeriattır. Padişah, Peygamberimizin emrine itaat etse ve yoluna gitse halifedir. Biz de ona itaat edeceğiz. Yoksa, Peygambere tâbi olmayıp zulüm edenler, padişah da olsalar haydutturlar.”
BEDİÜZZAMAN SAÎD NURSİ–(Kayn.:RNK/Divan-ı Harb-i Örfî)
“Şeytandan kaçar gibi siyasetten kaçtım. Ama bu demek değil ki siyaset yapılmasın. Siyaseti siyaset ehli olanlar yapsın. Ben siyaset yapsaydım, din ve Allah düşmanlarıyla, komünistlerle nasıl mücadele ve savaş verebilirdim? Bugün on binlerce nur talebesi yetişmiş ise bu benim siyaset dışında kalarak yaptığım mücadelenin bir sonucudur.”
BEDİÜZZAMAN SAÎD NURSİ–(Kayn.:Bediüzzaman’ın Rûznamesi)
“Muhali (imkansızı) talep etmek, kendine fenalık etmektir. Zerrâtı günahkârlardan mürekkep bir hükûmet tamamıyla mâsum olamaz. Demek, nokta-i nazar, hükûmetin hasenâtı, seyyiatına tereccuhudur. Yoksa, seyyiesiz hükûmet muhal-i âdidir.”
BEDİÜZZAMAN SAÎD NURSİ–(Kayn.:RNK/Münazarat)
“İstibdat tahakkümdür, muâmele-i keyfiyedir, kuvvete istinad ile cebirdir, rey-i vâhiddir, sû-i istimâlâta gâyet müsâit bir zemindir, zulmün temelidir, insâniyetin mâhisidir. Sefâlet derelerinin esfel-i sâfilînine insanı tekerlendiren ve âlem-i İslâmiyeti zillet ve sefâlete düşürttüren ve ağrâz ve husumeti uyandıran ve İslâmiyeti zehirlendiren, hatta herşeye sirâyet ile zehrini atan, o derece ihtilâfâtı beyne’l-İslâm îkâ edip, Mûtezile, Cebriye, Mürcie gibi dalâlet fırkalarını tevlid eden, istibdattır.”
BEDİÜZZAMAN SAÎD NURSİ–(Kayn.:RNK/Münazarat)
“Bir millet bütün müessesat ve efradıyla bir vücut hükmündedir. Adliye müessesesi sağlam kaldıkça o vücut sağdır. Başka müesseseler mariz kalsa da o vücudun sıhhatine halel gelmez.”
MEHMET KAYALAR–(Kayn.:mehmetkayalar.com)
“Şimdi cephelerde dövüşmeye pek lüzum yok; iş hemen paraya dayanıyor. İktisâden paralara hakim olan, dünyaya da hakim olur.”
MEHMET ZAHİD KOTKU–(Kayn.:Anıl.Meh.Zah.Kotku)
“Bir kimseyi hizmetinde kullandığın zaman da, sakın evvelki haline itimat etmeyesin. Çok kimseler vardır, elinde fırsat olmadığı zamanda zahidlik ve iyilik yüzü gösterip, eline fırsat geçtiği zaman Firavun ve Nemrud olur. Ol kimseleri tecrübe edip göresin. Eğer evvelki hali son haline uygunsa, hizmetinde kullanasın.”(Gâzî Bâli Bey’e yazdığı mektuptan)
KANUNİ SULTAN SÜLEYMAN–(Kayn.:İslam Alimleri Ans.)
“İnsanlar da üç sınıf önemlidir; Devlet adamları, âlimler ve zâhidler. Devlet adamları bozulunca, halkın huzûru bozulur. Âlimler bozulunca, halkın dîni zayıflar. Varını yoğunu Allah yolunda harcayan zâhidler bozulunca da, ahlâk fesada uğrar. Devlet adamlarının kötülüğü zulüm ile, âlimlerin bozukluğu hırs ve tamah ile, zâhidlerin bozulması da riya ile olur.”
EBÛ BEKR VERRÂK–(Kayn.:İslam Alimleri Ans.)
“Devlet reislerine dil uzatmayınız, onların iyilikleri için duâ ediniz. Çünkü onların iyiliği, sizin iyiliğinize vesîle olur. “
MEVLANA HÂLİD-İ BAĞDÂDΖ(Kayn.:Evliyalar Ans.)
“Âdil devlet reisi, kendi malını nasıl korur ve evlâdına nasıl şefkatli davranırsa, tebaasına da öyle davranır. O bedendeki kalp gibidir. Uzuvlar onun iyi olmasıyla iyi olur. Bozulmasıyla da bozulur.”
HASAN-I BASRΖ(Kayn.:Evliyalar Ans.)
“Bedene oranla ruh ne ise, memlekete oranla sultanlar da aynı şeydir.”
AKŞEMSEDDİN–(Kayn.:Evliyalar Ans.)
“İşlerinde, dindâr, hikmet ehli, din gayreti bulunan kimseleri seç. Onlar arasından da, tabiat bakımından güzel, akıl bakımından olgun, görüşü ve konuşması iyi, delîli sağlam olanlarını seç. Allah ve Resûlünü en iyi bilen kimseleri seç.”
SEYYİD AHMED RİFÂΖ(Kayn.:Evliyalar Ans.)
“Ey müminlerin emîri! Şunu iyi bil ki, sultanların ordusu, adâlettir. Bekçileri, yaptıkları işlerdir. Hâllerini bildiren defterleri ise, emri altında çalışanlar ve arkadaşlarıdır. Bu defterler, halkın gözü önündedir. Onun için bu defterleri ıslâh et, muhâfazasını sağlam yap, ordunu kuvvetlendir. Akıllı ve dindar kimselerle berâber ol. Katı kalbli, zâlim ve dalâlette olan, sapık kimselerden uzak dur. Çünkü böyle kimseler, senin düşmanlarındır. İşlerini, kadınların, gençlerin ve mürüvvetsiz kimselerin eline verip, onların oyuncağı hâline getirme. Çünkü onlar işleri karıştırır, kötü bir şekilde sonuçlanmasına yol açarlar.” (Halifeye yazdığı mektuptan bir söz)
SEYYİD AHMED RİFÂΖ(Kayn.:Evliyalar Ans.)
“İnsanlara zulm etmekden sakın. Şeytan seni aldatıp zulme yönelttiği zaman, nefsine; “Şâyet zulmedilen, hapsedilen, kahredilen, iftirâ edilen sen olsaydın, kendin için sultandan ne isterdin?” diye sor. Kendine nasıl muâmele edilmesini istiyorsan, insanlara öyle muâmele et. ”
(Halifeye yazdığı mektuptan bir söz)
SEYYİD AHMED RİFÂΖ(Kayn.:Evliyalar Ans.)
“Ey müminlerin emîri! Resûlullah’ın sünnetine tâbi olarak, Allahü teâlânın emirlerini nefsinde yaşar ve Allah’ın emirlerine saygı gösterirsen, insanlar da senin memurlarına saygı gösterirler.”(Halifeye yazdığı mektuptan bir söz)
SEYYİD AHMED RİFÂΖ(Kayn.:Evliyalar Ans.)
“Siyaset yani idare çok mukaddes bir vazifedir. Herkes bunu yapamaz. Bazı kabiliyetler doğuştan veya irsi olarak verilmiştir.”
AHMED İBNİ KEMAL–(Kayn.:Evliyalar Ans.)
