“Tasavvuf güzel ahlâktır. Bu da üç kısımdır: Birincisi, Hakk ile beraber olmak yâni Allahü teâlânın emirleine uymak ve bu hususta gösterişten uzak durmaktır. İkincisi halk ile beraber olmak. Bu da büyüklere karşı saygı ve edeb, küçüklere karşı şefkat, emsallere ise insaflı ve âdil davranmakla olur. Üçüncüsü nefse sâhib olmak. Bu ise nefsin boş isteklerine, hevâ, hevese ve şeytana uymamakla olur. Kim bu üç husûsu nefsinde doğru bir şekilde tatbik ederse güzel huylulardan olur.”
ABDULLAH BİN MUHAMMED MÜRTEİŞ–(Kayn.:Evliy.Ans.)
Abdullah Bin Mübarek Hazretlerine güzel ahlâkı, bir cümlede hülâsa eder misin?” diye sorduklarında; “Kızmamaktır.” buyurdu.
(Kayn.:Evliy.Ans.)
“Tasavvuf büyükleri, öyle zâtlardır ki, günahkâr, serserî, hırsız, bid’at sâhibi, yolunu şaşırmış v.s. kimseleri kendilerine benzetir, düzeltirler. Bu Allah adamlarının, kendilerine has güzel koku ve renkleri olur. O kokuyu ve rengi tadan, onlara benzer.”
AHMED NAMIKî CAMΖ(Kayn.:Evliy.Ans.)
“Tevâzu ve alçak gönüllülükte toprak gibi, başkasına fayda vermekde meyvalı ağaç gibi, cömertlikde akan nehir gibi, ihsân ve iyilik yapmakda deniz gibi, mâlâyâni, faydasız şeyleri konuşmamakta, sükût ve susmakta cansız varlıklar gibi, ayıpları örtmekte karanlık gece gibi olmaya çalış!”
AHMED SİYÂHΖ(Kayn.:Evliy.Ans.)
“Kâfir bile olsa, hiç kimsenin kalbini kırma. Kalb kırmak, Allahü teâlâyı incitmek demektir.”
AHMED YESEVΖ(Kayn.:Evliy.Ans.)
“Bir kimse bana düşmanlık etse, ben ona şu üç halden biriyle karşılık veririm. Bu kimse benden yaşlı ise ona saygı duyar, karşılık vermem. Benden küçük ise onun için kötü muâmele yapmaya tenezzül etmem. Akranım ise ona af ve iyilikle muâmele ederim.”
AHNEF BİN KAYS–(Kayn.:Evliy.Ans.)
“Hilm, yumuşaklık bana insanlardan daha çok yardımcıdır.”
AHNEF BİN KAYS–(Kayn.:Evliy.Ans.)
“Velî, insanlardan gelen sıkıntılara katlanıp, tahammül eden kimsedir. Sıkıntıları göğüsler, belâlar yüzünden şikâyetçi olmaz ve adâvet beslemez, düşmanlık tavrı takınmaz. O, toprak gibidir. Toprağa her türlü kötü şey atılır. Fakat topraktan hep güzel şeyler biter.”
AKŞEMSEDDİN–(Kayn.:Evliy.Ans.)
“Ağzına helva veren kimse ile, ensene tokat atan kimse arasında, fark gözettiğin müddetçe, îmânın kemâle gelmiş değildir.”
ALÂEDDÎN ÂBİZΖ(Kayn.:Evliy.Ans.)
“Başkalarının zarar görmesine sevinen kişi, kurtuluşa kavuşamaz.”
BENNÂN EL-HAMMÂL–(Kayn.:Evliy.Ans.)
“Kimde şu dört haslet bulunursa, bu hasletler o kimseyi yüksek derecelere kavuşturur. Hem Allahü teâlânın katında, hem de insanlar yanında kıymeti çok olur.
1. Hilm (yumuşaklık ve sabır) sâhibi olmak,
2. İlim sâhibi olmak,
3. Cömert olmak,
4. Güzel ahlâk sâhibi olmak.
Yine dört haslet vardır ki, bu hasletler de sâhibini en aşağı derecelere düşürür. Allahü teâlâ katında ve insanların yanında sevilmeyen birisi olur.
1. Kibir büyüklenme ,
2. Ucb (amellerini beğenmek),
3. Cimrilik,
4. Kötü ahlâk.”
CÜNEYD-İ BAĞDÂDΖ(Kayn.:Evliy.Ans.)
“Müslüman temiz toprağa benzer. Temiz toprağa her şey atılır. Ezilip, hakâret görür. Lâkin ondan hep güzel, temiz, faydalı şeyler çıkar.”
CÜNEYD-İ BAĞDÂDΖ(Kayn.:Evliy.Ans.)
“Hilm, yumuşaklık kılıcı, demir kılıçdan, hattâ yüz zafere sebeb olan kılıçdan daha keskindir.”
ÇELEBİ CEMÂLEDDÎN–(Kayn.:Evliy.Ans.)
“Fütüvvet; kızdığı kimseye karşı güzel huylu olmak, hoşlanmadığı kimseye ihsân etmek, kalbinin nefret ettiği kimse ile hüsn-i sohbette, güzel sohbette bulunmaktır.”
EBÛ ABDULLAH EL-MUKRΖ(Kayn.:Evliy.Ans.)
“Fütüvvet, Peygamber efendimizin güzel ahlâkından biridir. Bunun içindir ki, mahşer gününde herkes; “Ben! Ben!” derken, O; “Ümmetim! Ümmetim!” diye yalvaracaktır.”
EBÛ ALİ DEKKÂK–(Kayn.:Evliy.Ans.)
“İnsanların en hayırlısı, haklı olsa bile, karşısındakine sen haklısın diyebilendir.”
EBÛ BEKR TAMİSTÂNΖ(Kayn.:Evliy.Ans.)
“Allahü teâlâ, dostlarının bâzı ahlâkını düşmanlarına vermiştir. O ahlâk ile Allah dostlarına yardım ederler, bu sebeple Allah dostları da rahat ederler.”
EBÛ SAÎD BİN EL-ARABΖ(Kayn.:Evliy.Ans.)
“Tasavvuf güzel ahlak ve huydur.Huy bakımından senden üstün olan tasavvuf bakımından da senden üstündür.”
MUHAMMED BAKIR–(Kayn.:Semerk.Derg.226.say.)
“İnsan, ihsân ve iyiliğin her şeklini yerine getirse, fakat sâdece kümesindeki tavuğa kötülük etse, yine de muhsin denilen iyi insanlardan olamaz.”
FUDAYL BİN İYÂD–(Kayn.:Evliy.Ans.)
“Kötü huylu birinin bana arkadaş olmasından ziyâde, güzel huylu günahkâr birisinin arkadaş olmasını arzu ederim.”
FUDAYL BİN İYÂD–(Kayn.:Evliy.Ans.)
“Zulüm bile yapmış olsa hiç bir kimseye lânet etme.”
HÂRİS EL-MUHÂSİBΖ(Kayn.:Evliy.Ans.)
“Kimseyi azarlamamalıdır. Çünkü Hak yolun tâliplerine bu iş yakışmaz. İnsanlara Allah için iyi davranılırsa, insanın tabiatı iyi ahlâklara alışır ve gadablardan yâni olur olmaz şeylere kızmaktan kurtulur.”
İBN-İ HAFÎF–(Kayn.:Evliy.Ans.)
“İnsanlardan gelen sıkıntılara katlanmak, Allahü teâlânın beğendiği, Resûlullah’ın sevdiği ve büyük evliyânın özendiği bir ahlâktır.”
MEVLÂN HÂLİD-İ BAĞDÂDΖ(Kayn.:Evliy.Ans.)
“Kalb kırmak, Allahü teâlânın lütfunu incitmektir. Neye uğrarsa uğrasın, sâlih kimse, aslâ kimseye kötü söylememeli ve lânet etmemelidir. İnsanların kabahatlerini açıklamamalıdır.”
NİZÂMEDDÎN EVLİY–(Kayn.:Evliy.Ans.)
“Kalb-i selîm, ne incinen ne de inciten kalbdir. İncinmemek incitmemekten daha zordur. Çünkü incitmemek eldedir, fakat incinmemek elde değildir.”
MAHMUT SAMİ RAMAZANOĞLU–(Kayn.:Evliy.Ans.)
“Eğer kendinde, sana düşman olan kimseyi yenmeye bir güç bulursan; bulduğun bu güce, kuvvete şükür olarak onu affet.”
RİSLÂN DIMEŞKΖ(Kayn.:Evliy.Ans.)
“Ticârette ihsân altı türlüdür:
1) Müşteri, fazla ihtiyâcı olduğu için çok para vermeye râzı olsa bile, çok kâr istememelidir.
2) Fakirlerin malını fazla para ile almalı, onları sevindirmelidir.
3) Müşteriden para almakta iki türlü ihsân olur; fiyatta ikrâm edilmeli, peşin verdiği fiyatla,
veresiye de vermelidir.
4) Borç ödemekte ihsân, istemeye vakit bırakmadan vermektir.
5)Alış veriş ettiği kimse pişman olursa, yapılan satışı geri çevirmektir.
6) Fakirlere veresiye vermek, ödeyemediği hâle gelirse, alacağını istememeyi niyet etmektir. Borçlusu ölünce helâl etmektir.”
SEHL BİN ABDULLAH TÜSTERΖ(Kayn.:Evliy.Ans.)
“Başkalarına hizmet etmek isteyenler, kendilerini ıslah etsinler yeter. Çünkü nefsini ıslah eden kimse başkalarına fayda verebilir ve güzel şeyleri temsil edebilir. Sâdât-ı Kiram, nefislerini ıslah edip güzel ahlâkı elde ettikleri için Allah yolunda insanlara büyük fayda vermişlerdir. En büyük hizmet, güzel ahlâklı ve edepli bir insan olmaktır.”
GAVS-I SANİ SEYYİD ABDÜLBAKİ–(Kayn.:Semerk.Derg.50.say.)
“Müslüman öylesine derli toplu ve temiz olmalı ki, helaya bile girip çıksa, oraya bir müslümanın girip çıktığı belli olmalı. Yani eğer girdiği zaman hela çok berbat şekilde pis de olsa, o müslüman oraya girip çıktığı zaman tertemiz olmalı…O müslüman orayı temizleyip de çıkmalı…”
MAHMUT SAMİ RAMAZANOĞLU–(Kayn.:Ladikli Ahmed Ağa)
