MUHABBET VE AŞK KONULU GÜZEL SÖZLER

  BÜYÜKLERDEN SÖZLER

 

 

“Biz muhabbet şerbetini içenlerdeniz. Bizim muhabbetimizin artmasına sebep; kalblerimize çeşit çeşit zevk bahşeden hadîs-i şerîfler ve salevât-ı şerîfelerdir.”
ABDULLAH-I DEHLEVÎ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Sıdk ve muhabbetin alâmeti ahde vefâdır.”
ABDULLAH-I ENSÂRÎ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Âhirette her incinin bir sedefi vardır. Her şeyin kendi hâline göre bir şerefi, değeri vardır. İnsanoğlu da kendisinde ilim bulunan bir sedeftir. Onun şerefi de ilim iledir. İlmi olmayan kimse, câhillik içinde kalır, muhabbet kadehini içemez, vilâyet libâsını giyemez. Allahü teâlâ câhili kendine dost edinmez.”
ABDULLAH-I ENSÂRÎ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Kalbin, Allahü teâlâdan ve O’nun dostlarından başkasına meyletmesi, o kalbin hasta olduğuna işârettir.”
ABDULLAH BİN MUHAMMED MÜRTEİŞ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Kalbin Allahü teâlâdan başkasına meyletmesi, Allahü teâlânın azâbını çabuklaştırır.”
ABDULLAH BİN MUHAMMED MÜRTEİŞ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Sâlih kimselerden olmadığım hâlde, sâlihleri severim. Kötü kimselerden daha aşağı olduğum halde, kötüleri sevmem.”
ABDULLAH BİN MÜBÂREK(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Allahü teâlâ için sevmek, O’nun için buğzetmek, îmânın en güvenilir ve sağlam kulplarındandır.”
ABDÜLKÂHİR SÜHREVERDÎ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“İblisin en mühim işi talebe ile hoca arasında soğukluk meydana getirmektir. Böylece talebe, dünyâda ve âhirette hüsrana uğrayarak bedbaht olur. Bu durumda sâdık talebenin ilacı sevgi ile hocasına bağlılığını yenileyip, aradaki soğukluğu gidermek ve ona tam teslim olmaktır. Böylece şeytanın vesvesesini yıkmak, dünyâ ve âhiret saadetine kavuşmak nasîb olur.”
ABDÜLMECÎD ŞİRVÂNÎ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Bir talebe hocasını kalben sevip , onun izinde gidip tabi olmadıkça, hakiki talebe olamaz.”
ABDÜLVEHHAB-I MISRİ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Kim gıybeti terkederse Allahu Tealaya olan sevgisi çoğalır.Kim az ve doğru konuşursa aklı tam olur.Kim dünya için kaygılanırsa Allah’tan uzaklaşır.”
AHMED BİCAN(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Allahü Tealayı sevmenin alameti zikri (her işte onun emrine uymayı) sevmektir.”
AHMED BİN EBÜ’L-HAVARİ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Kalp bir takım kaplardan ibarettir. Allahü Tealanın sevgisiyle dolduğu zaman , nurun fazlası diğer uzuvlara yansır. Batılla dolduğu zaman da , ondaki karanlık diğer organlara geçer.”
AHMED BİN HADRAVEYH(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Dostlarınızın ne kadar kusurları çok olursa da onlara muhabbet besleyin ve ihsan edin.”
AHMED KUDDUSİ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

” Bir kimse Allahu Tealadan başkasına gönül verirse , ondan başkasında neşe bulursa, bu neşeleri dertler ocağı olur. Kim, Allahu Tealanın beğenmediği şeylere yakın olursa , bu yakınlıkların hepsi sıkıntıya dönüşür.”
AHMED BİN MESRUK(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Kim gönlünü mahlûkâta bağlayıp Hakk’a ulaşmak isterse, O’na kavuşamaz. Kim gönlünü Hakk’a bağlar, O’na ulaşmayı dilerse, arzusuna kavuşur.”
AHMED BİN YAHYÂ EL-CELÂ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“İçinde hakîkî aşk acısı bulanmayan kimseye, bu yolda ilerlemek nasîb olmaz.”
ALÂEDDÎN ÂBİZÎ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Şuna inanmalı ki: Hakîkî gâyeye, ancak mürşidin, yol göstericinin, rehberin sevgisi, rızâsı ile erebilir. Bu sebeple, mürşidin rızâsını, sevgisini taleb etmek, müride talebeye düşen başlıca vazifedir.”
ALÂEDDÎN-İ ATTÂR(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Muhabbet edene muhabbet edilir. Seven sevilir. Unutmayan unutulmaz.”
ALİ HÂFIZ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Zikretmek sebebiyle insanda Rabbinin sevgisi hâsıl olur. Bir şeyi çok anan, onu çok sever.”
ALVÂN HAMEVÎ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Muhabbet rızâya, rızâ da muhabbete dâhildir. Rızâsız muhabbet, muhabbetsiz rızâ olmaz. Çünkü insan ancak sevdiğine râzı olur, râzı olduğunu sever.”
AMR BİN OSMAN MEKKÎ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Bütün âlemin yerine beni Cehennem’de yaksalar ve ben de sabretsem, Allahü teâlâya muhabbeti dâvâ edinmiş birisi olarak yine bir şey yapmış olmam. Allahü teâlâ da benim ve bütün âlemin günahını affetse, rahmetinden ve ihsânından bir şey eksilmiş olmaz.”
BÂYEZÎD-İ BİSTÂMÎ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Bir kimsenin, Allahü teâlâya olan muhabbetinin hakîkî olup olmadığının alâmeti; kendisinde deniz misâli cömertlik, güneş misâli şefkat ve toprak misâli tevâzu gibi üç hasletin bulunmasıdır.”
BÂYEZÎD-İ BİSTÂMÎ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Bizim yolumuz sohbettir. Halvette, yalnızlıkta şöhret vardır. Şöhret ise âfettir. Hayır ve bereket cemiyyette, bir araya gelmektedir. Bu da sohbet ile olur. Sohbet, bir kimsenin arkadaşında fânî olmasıyla, arkadaşını kendine tercih etmesiyle hâsıl olur. Bizim sohbetimizde bulunan kimseler arasında, bâzılarının kalblerindeki muhabbet tohumu başka şeylere bağlılığı sebebiyle gelişmez, büyümez. Biz böyle kimselerin kalblerini başka şeylere olan bağlılıktan temizleriz. Bizim sohbetimizde bulunanlardan bâzılarının da kalblerinde muhabbet tohumu yoktur. Biz böyle olanların kalblerinde muhabbet hâsıl etmek için çok himmet ederiz, yardımcı oluruz.”
BEHÂEDDÎN BUHÂRÎ (Şâh-ı Nakşibend)(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Bir kalpte Allahü teâlâya olan aşk ateşi yok ise, o kalp ölü bir leş eti gibidir. Ama aşk ateşi varsa, o kalp, zât-ı ilahînin ve nîmetlerinin aynası hâline gelir.”
BEHÂEDDÎN ZEKERİYYÂ (Muhammed bin Kutbüddîn)(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Zikre, Allahü teâlâyı hatırlamaya devâm ediniz. Zikir; tâlibi, bu yolda ilerlemek isteyeni, mahbûba, Allahü teâlâya kavuşturur. Muhabbet, her türlü kir ve lekeyi yakıp temizleyen bir ateştir. Bu hakîkî muhabbet hâsıl olunca, artık zikreden, zikrolunanı müşâhede ile, görür gibi zikreder. İşte böyle yapılan zikir, felâha, kurtuluşa ereceklere vâd olunanların yaptığı zikirdir. Nitekim Allahü teâlâ, Cum’a sûresinin onuncu âyet-i kerîmesinin sonunda meâlen; “(Her halinizde) Allahü teâlâyı çok zikredin ki (dünyâ ve âhirette) felâh bulasınız (kurtuluşa eresiniz).” buyuruyor.”
BEHÂEDDÎN ZEKERİYYÂ (Muhammed bin Kutbüddîn)(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Bid’at ehli ile oturana, hikmet verilmez. Bid’at ehli ile oturanın üzerine lânet inmesinden korkarım. Kim bid’at ehlini severse, Allahü teâlâ onun amelini yok eder ve kalbinden İslâm nûrunu çıkarır.”
BERBEHÂRÎ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Nefsim için en güvendiğim amelim, Peygamber efendimizin Eshâbına sevgi ve hürmetimdir.”
BİŞR-İ HÂFÎ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Kim nefsinin arzu ve isteklerine muhâlefet eder karşı çıkarsa, Allahü teâlâ onu, ünsiyet, dostluk ve muhabbet makâmına kavuşturur.”
EBÛ ABDULLAH EL-BASRÎ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Kalbine dikkat ve teveccüh edenin kalbinde, Allahü teâlânın sevgisi meydana gelir.”
FETH-İ MÛSULÎ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Allahü teâlâ kulunu sevdiği zaman, ona, farzların edâsı için sevinç ve gayret verir.”
HÂRİS EL-MUHÂSİBÎ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Muhabbet, yâni Allahü teâlâyı sevmek, mârifetin (yâni O’nu tanımanın) ve Hakk’a giden yolun en büyük nişânıdır. Bâkî, sonsuz var olan sevgiliye, muhabbet ile kavuşulur.”
HAYÂT BİN KAYS EL-HARRÂNÎ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Mârifet ve hakkı tanıma nisbetinde muhabbet, muhabbet nisbetinde de yakınlık olur.”
İBN-İ VEFÂ (Ali bin Muhammed)(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Allahü teâlâya muhabbet edip, muhabbete vesîle olursan, yerdekiler ve göktekiler de sana muhabbet eder. Allahü teâlâya itâat et ki, yerdekiler ve göktekiler de sana muhabbet etsin. Allahü teâlâya itâat et ki, insanlar ve cinler de sana itâat etsin. Cenab-ı Hakk’a muhabbet ve itâat edene, Allahü teâlâ ikrâmlarda, ihsânlarda bulunur. Denizler onun için donup, sular ona yol olur. Hava emrine âmâde olur. “
İBRÂHİM DESÛKÎ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Yeryüzü Allah aşkını tatsaydı, bu aşk ve muhabbet sebebiyle bir ateş parçası hâline gelen meyveleriyle, yeryüzündeki ağaçlar alev alev tutuşur, dalları yapraksız kupkuru bir çubuk hâline gelirdi. Bu aşk ateşine, demir ve sarp kayalar, insandan daha dayanıklı ve tahammüllü değildir.”
MANSÛR BİN AMMÂR(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Muhabbet, öğrenmek ve öğretilmekle elde edilen bir şey değildir. Ancak Allahü teâlânın bir ihsânı ile elde edilir.”
MA’RÛF-I KERHÎ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Bir kimse dünyâya düşkün olmazsa, insanlar onu sever. Kalbinden dünyâ sevgisini çıkaran kimseyi ise melekler sever.”
MUHAMMED BİN EBÛ VERD(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Bir kimse kalbini Allah’a çevirirse bütün kulların kalbini kazanmış olur. Allahü teâlâ, onu bütün kullarına sevdirir.”
MUHAMMED BİN VÂSİ’(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Resûlullah efendimizi rüyâsında görmek istiyen bir kimse, gece ve gündüz, aşk ile tutuşup, O’na salevât-ı şerîfe getirmeli ve O’nunla birlikte velîleri de sevmelidir. Eğer Resûlullah ile birlikte evliyâyı sevmezse, Resûlullahın kapısı kendisi için kapalı olur. Çünkü evliyâ, insanların efendileridir. Onlar kızarlarsa, Allahü teâlâ da onlar kızdığı için gazaba gelir. Resûl-i ekrem de böyledir. Evliyânın sevmediğini, Resûlullah da sevmez, onlar kızdığı için, Resûlullah da kızar.”
MUHAMMED ZUĞDÂN(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Muhabbet kesbî değil (çalışmakla kazanılmaz) vehbîdir. Her kime muhabbet verilirse, bir daha geri almazlar.”
MURÂD-I MÜNZÂVÎ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Allahü teâlânın rızâsı için bir kimseyi seviyorsan, dünyâlık konusunda, onunla münâsebetlerini (ilişkini) azalt.”
SELEME BİN DÎNÂR(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Bir şey, kendinden daha ince bir şeyle ifâde edilebilir. Muhabbet, o kadar incedir ki, onu açıklamak için ondan ince bir şey bulmak mümkün olmadığına göre; muhabbet, dil ile ifâde edilip anlatılamaz.”
SEMNÛN MUHİB(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Muhabbet, ihlâslı amel ve gayret talebeliğin şartıdır. Bunlardan birinin eksik olması mânevî felâket alâmetidir.”
SIBGATULLAH ARVÂSÎ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Bir şey için olan hırs ve gayret, ona olan sevginin netîcesidir.”
SIBGATULLAH ARVÂSÎ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Talebenin hocasına ihlâs ve muhabbeti tam, tâbiliği dürüst olup, hâl sâhibi olmasa zararı yoktur. Bu üçünden birinde noksanlık olup, hâl var ise Allah korusun istidractır. Şekâvet alâmetidir.”
SIBGATULLAH ARVÂSÎ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Allahü teâlâyı seven, Allahü teâlânın sevdiklerini de sever. Allahü teâlânın sevdiklerini seven, Allahü teâlânın rızâsı için sever”
SÜFYÂN BİN UYEYNE(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Evliyâyı sevmekten daha kıymetli ibâdet olamaz. Evliyâyı sevmek, Allahü teâlâyı sevmeğe yol açar. Allahü teâlâyı seveni Allahü teâlâ da sever.”
ŞÂH ŞÜCÂ KİRMÂNÎ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Bir kimsenin yanında mübârek bir zâtın iyilik ve güzel hâlleri anlatılır da, o kimse bundan zevk duymaz ve o mübârek zâta karşı kalbinde muhabbet hâsıl olmazsa, bilsin ki kendisi kötü kimsedir.”
ŞAKÎK-İ BELHÎ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Kendisine bir şey ikrâm ettiğin kimse ile, sana ikrâmda bulunan iki kişinin senin kalbindeki yerlerine dikkat et. Eğer kalbindeki muhabbet, kendisine ikrâmda bulunduğun kimseye karşı daha fazla ise, bu ikrâm ve muhabbetin Allah için olduğu anlaşılır. Ama kalbindeki muhabbet, sana ikrâmda bulunan kimseye karşı daha fazla ise, bu dostluk menfaat içindir.”
ŞAKÎK-İ BELHÎ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Allahü teâlâyı sevdiğin kadar, herkes seni sever. Allahü teâlâdan korktuğun kadar, herkes senden korkar. Allahü teâlâya kulluk ettiğin mikdârda, herkes sana yardımcı olur.”
YAHYÂ BİN MUÂZ-I RÂZÎ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Herkesin kalbinde, cömertlere karşı muhabbet, cimrilere karşı nefret vardır.”
YAHYÂ BİN MUÂZ-I RÂZÎ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Sevgi seni konuşturur, korku rahatsız eder, hayâ susturur.”
ZÜNNÛN-İ MISRÎ(Kayn.:Evliy.Ans.)

 

“Gerçek muhabbet, iyilik gördüğünde artmayan ve kötülük gördüğünde eksilmeyendir.”
YAHYÂ BİN MUÂZ-I RÂZÎ(Kayn.:Nefahatu’l-Üns)

 

 

 

 

YORUM YAP