“Tasavvuf hâldir, söz değildir, söz ile de ele geçmez.”
ABDÜLKÂDİR GEYLÂNÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
ABDÜLKÂDİR GEYLÂNÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
“Tasavvuf güzel ahlâktır. Bu da üç kısımdır: Birincisi, Hakk ile beraber olmak yâni Allahü teâlânın emirleine uymak ve bu hususta gösterişten uzak durmaktır. İkincisi halk ile beraber olmak. Bu da büyüklere karşı saygı ve edeb, küçüklere karşı şefkat, emsallere ise insaflı ve âdil davranmakla olur. Üçüncüsü nefse sâhib olmak. Bu ise nefsin boş isteklerine, hevâ, hevese ve şeytana uymamakla olur. Kim bu üç husûsu nefsinde doğru bir şekilde tatbik ederse güzel huylulardan olur.”
ABDULLAH BİN MUHAMMED MÜRTEİŞ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
ABDULLAH BİN MUHAMMED MÜRTEİŞ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
“Tasavvuf tamâmen ciddiyettir. Şaka nevinden olan herhangi bir şeyi ona karıştırmayınız.”
ABDULLAH BİN MUHAMMED MÜRTEİŞ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
ABDULLAH BİN MUHAMMED MÜRTEİŞ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
“Önceden tasavvufa, kusur işlemeyen, hatası olmayan, güzel ibadet eden insanlar girerdi. Onun için de, amellerinin güzel olması, nefis yapmalarına sebep olabiliyordu. Bu yüzden de, pek çok zorluktan sonra manevi olgunluğa ulaşabiliyorlardı. Bu zamanın insanı ise, günahkar olduğunu biliyor, nefsini de beğenmiyor, ‘ben zaten kötü adamım’ diyor. Allah böyle insanı çok seviyor. Onun için bu devrin insanı, istese maksadına daha çabuk ulaşabilir.”
GAVS-I SANİ-(Kayn.:Yar ile Bayram)
GAVS-I SANİ-(Kayn.:Yar ile Bayram)
“Tasavvufun başı ilim, ortası amel, sonu mevhibe yâni Allahü teâlânın lutf ve ihsânı olan mânevî ilimdir. İlim, murâdı, maksadı açar. Amel, istemeye yardımcı olur. Mevhibe, amelin meyvesine ulaştırır.”
ABDÜLKÂHİR SÜHREVERDÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
ABDÜLKÂHİR SÜHREVERDÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
“İnsanın kemâl derecesine ulaşıp, tasavvuf makamlarında ilerlemesi, Allahü teâlâyı bilmesine bağlıdır. Bu ise ancak seçilmişlere veya bir mürşidin, yol gösterici rehberin huzurunda yetişenlere nasîb olur.”
ABDÜLKERÎM CÎLÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
ABDÜLKERÎM CÎLÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
“Tasavvuf büyükleri, öyle zâtlardır ki, günahkâr, serserî, hırsız, bid’at sâhibi, yolunu şaşırmış v.s. kimseleri kendilerine benzetir, düzeltirler. Bu Allah adamlarının, kendilerine has güzel koku ve renkleri olur. O kokuyu ve rengi tadan, onlara benzer.”
AHMED NAMIKî CAMÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
AHMED NAMIKî CAMÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
“Tasavvuf; Resûlullah efendimizin sünnet-i seniyyesine uymak, fazla konuşmayı, fazla yemeyi ve fazla uykuyu terketmektir.”
ALÂÜDDEVLE SEMNÂNÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
ALÂÜDDEVLE SEMNÂNÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
“Tasavvuf bir ağaç ise, tövbe onun kökü, yalnızlık, bu ağacın kabuğu; tevhid, meyvesi; sabır, safâ, sıdk, doğruluk ve salâh yaprakları; vakar, sevgi, vefâ çiçekleridir. Allahü teâlânın izni ile, bu ağaç her zaman meyve verir.”
ALÂÜDDEVLE SEMNÂNÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
ALÂÜDDEVLE SEMNÂNÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
“Tasavvuf, insanı Allahü teâlâdan uzaklaştıran şeylerin hepsini terketmektir.”
ALİ İSFEHANİ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
ALİ İSFEHANİ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
“Tasavvuf, her şeyin sâhibi olan Allahü telânın emirlerine büyük bir teslimiyetle boyun eğmektir.”
ALİ MÜZEYYEN-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
ALİ MÜZEYYEN-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
“Hallâc-ı Mansûr zamânında, büyük mürşid Abdülhâlık Goncdüvânî hazretlerinin talebesinden birisi bulunmuş olsa idi, elbette ona imdâd edip, tasavvufun en yüksek makamlarına çıkarır idi. Hallâc-ı Mansûr da o hâllere düşmezdi.”
ALİ RÂMİTENÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
ALİ RÂMİTENÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
“Tasavvuf, kulun her vakitte, o vakit için en iyi olan şey ile meşgûl olmasıdır.”
AMR BİN OSMAN MEKKÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
AMR BİN OSMAN MEKKÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
“Tasavvuf; kalbi kötü huylardan temizlemek ve iyi huylar ile doldurmak demektir. Kalbi ıslâh etmek, her şeyden daha önemlidir. Çünkü kalp, bedende emrine itâat edilen ve her hükmü yerine getirilen bir hükümdâr gibidir. Vücûddaki uzuvlar onun emri altındaki hizmetçilerdir. Bunun için Resûlullah efendimiz buyurdu ki: “İnsanın bedeninde bir et parçası vardır. Bu iyi olursa, bütün uzuvlar iyi olur. Bu kötü olursa, bütün organlar bozuk olur. Bu (et parçası) kalbdir.” Yâni bu yürek denilen, et parçasındaki gönüldür. Bunun iyi olması, kötü ahlâktan temizlenip iyi ahlâk ile süslenmek demektir.”
İMAM BİRGİVÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
İMAM BİRGİVÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
“Tasavvuf, kalbi temizlemek ve her an Allahü teâlâ ile olmaktır.”
CÜNEYD-İ BAĞDÂDÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
CÜNEYD-İ BAĞDÂDÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
“Fıkıh öğrenmeyip tasavvufla uğraşan dinden çıkar, zındık olur. Fıkıh öğrenip tasavvuftan haberi olmayan, bid’at sâhibi yâni sapık olur. Her ikisini edinen hakîkate varır.”
İMAM-I MALİK-(Kayn.:Kimya-yı Saadet)
İMAM-I MALİK-(Kayn.:Kimya-yı Saadet)
“Tasavvufun tamâmı boş şeylerden uzaklaşmak, mârifetin tamâmı ise cehâletini îtirâf etmektir.”
EBÛ SAÎD BİN EL-ARABÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
EBÛ SAÎD BİN EL-ARABÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
“Tasavvuf güzel ahlak ve huydur.Huy bakımından senden üstün olan tasavvuf bakımından da senden üstündür.”
MUHAMMED BAKIR-(Kayn.:Semerkand/ 226.sayı)
MUHAMMED BAKIR-(Kayn.:Semerkand/ 226.sayı)
“Tasavvuf, halk içinde Hakk ile olmaktır. İnsan, sâhibini bir an unutmamalıdır. Allahü tâlâyı bir an kalpten çıkarmak (unutmak), büyük bir felâkettir. Yüksek bir yerden düşmektir.”
OSMAN BİN MERZÛK EL-KUREŞÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
OSMAN BİN MERZÛK EL-KUREŞÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
“Tasavvuf; hiç bir şeye sâhib olmaman ve hiçbir şeyin de sana sâhip olmamasıdır.”
SEMNÛN MUHİB-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
SEMNÛN MUHİB-(Kayn.:Evliyalar Ans.)
“Tasavvuf, herkesin yükünü çekmek ve kimseye kendi yükünü çektirmemektir.”
UBEYDULLAH-I AHRÂR-(Kayn.:Evliyalar Ans.)