DUL KALAN HANIM
Adem Topal Efendi bir sofiden naklen anlatıyor:
Almanya’da oturmakta olan Menzil Sofilerinden biri, Türkiye’de Isparta İli’nden bir hanım ile evlenmişti. Bu hanımının babası genç yaşta vefat etmiş olduğundan, kayınvalidesi de genç yaşta dul kalmıştı. O kadın, bir kız ve bir oğlan iki evladını yetiştirebilmek için gençliğine rağmen yeniden evlenmeyip dul kalmayı tercih etmişti.
Bu sofi, Almanya’daki evinin bir odasını, tamamen kütüphane olarak tanzim etmiş ve bu odanın duvarında, Gavs-ı Sanî Seyyid Abdülbakî Hazretleri’nin kocaman bir resmi bulunuyordu.

Gavs-ı Sanî Seyyid Abdulbakî Hz. (1943-2023)
Sofi, Isparta’da yaşayan bu dul Kayinvalidesini ve kayınbiraderini bir ara, gezip görmeleri için Almanya’ya götürmüş. Kayınvalidesi Almanya’daki evin kütüphane odasına girdiğinde, duvardaki Gavs-ı Sanî Seyyid Abdülbakî Hazretleri’nin resmini görünce bir hoş olmuş ve o zatın kim olduğunu sual etmiş. O zamana kadar sofi, kendisinin Adıyaman Menzil’e bağlı bir sofi olduğunu Kayınvalidesine henüz açıklamamıştır. Sofi, kayınvalidesinin ne diyeceğini bilmediği için o resimdeki zat için; “Büyüğüm!” diye açıklama yapmış.
Kayınvalidesi de, o zatı zaten tanıdığını, tanımasına sebep olan hadiseyi de şöyle anlatır;
Meğerse, kayınvalidesi genç yaşta dul kalınca, etraftan bazı erkekler, genç ve eli ayağı düzgün bir hanım olduğu için, onu rahatsız etmeye başlamışlar. Fakat bütün derdi, çocuklarını büyütmek olduğu için, bir gece üzülüp, ağlayarak;
-Ya Rabbi, ben çocuklarımı büyütmek istiyorum. Beni rahatsız etmesin insanlar, diye dualar etmiş.
Ertesi sabah evin kapısı çalınmış. Kapıyı açtığında, sofinin kütüphane odasındaki resimdeki zat, elinde gıda poşetleri ile duruyormuş. O gıda paketlerini vermiş ve yanında bir zarf içinde de bir miktar para uzattıktan sonra;
-Kızım üzülme, biz her ay geleceğiz. Sen sakın üzülme!, diye buyurmuş.
Ve dediği gibi, çocuklar büyüyene kadar her ay bu yardımlarını düzenli olarak devam ettirmiş.
NOT: Bu hadise, Gavs-ı Sanî Hazretleri’nin kendisinin, henüz Halife veya Şeyh olmadığı bir zaman diliminde vuku bulmuştur. Ayrıca Gavs-ı Sanî Hazretleri hiç Isparta’da oturmamıştır.

(Kayn.:youtube.com/shorts/XXOvcjBNKc0)