GÜVERCİNLERİN AHI

 

 

GÜVERCİNLERİN AHI

    Yusuf Bahadır Ulucan Hocaefendi, bir ahbabının yaşadığı ibretlik bir hadiseyi şöyle anlatır;

    Bayburt’un bir köyünde, kış mevsiminin ağır şartlarının yaşandığı bir zamandır ve her yer kar altındadır. O köyde yaşamakta olan bir Hacı Efendi bir gün bir yerden evine dönerken yanında tüfek vardır. Yolda giderken, 20-30 kadar güvercinin o soğukta, birbirlerine sokulmuş halde karların üzerinde bekleştiklerini görmüş. Güvercinlerin arkası dönük olduğundan, Hacı Efendi’nin geldiğini görmemişler.

    Hacı Efendi, kuşların kendisinden gafil bir şekilde kolay hedef olarak beklediklerini görünce, hemen tüfeğine sarılmış ve onlara nişan alıp ateşleyivermiş. Bu atış neticesinde oradaki güvercinlerin hepsi cansız yere serilivermiş. Hacı Efendi de, sevinçle, evde pişirilip yensin diye onları toplayıp yanına almış.

    Böyle sevinçle evine yaklaştığı zaman, evinden acı acı feryat ve bağırış seslerinin geldiğini fark etmiş. Telaş ve endişe ile evine girdiğinde, daha önce hiçbir hastalığı ve sağlık sorunu olmayan 19-20 yaşlarındaki genç kızının aniden vefat ettiğini haber vermişler.

    Et ihtiyacı veya başka hiçbir zorlayıcı sebep olmaksızın, kışın o zor şartlarında o güvercinleri av tüfeğiyle öldürmesinin cezasını, anında böyle acı bir hadise ile, kızının canı ile ödemiş. Hacı Efendi, yaptığı işin yanlışlığını anlamış, büyük bir “Eyvaaaaaah!” çekmiş ama iş işten geçmiştir artık.

 

 

 

(Kaynak:youtube.com/shorts/mesyqeBfIcE)

 

YORUM YAP