BİR DENSİZİN HAKARETLERİ

 

 

BİR DENSİZİN HAKARETLERİ

 

  Seyyid Ahmed Mekkî Efendi (1896-1967)

    Nurettin Demirkaya adındaki ilahi sanatçısı, Seyyid Ahmed Mekkî Efendi hakkındaki bir hatırasını şöyle anlatır:

    Nurettin Bey, Seyyid Ahmed Mekkî Efendi’nin Kadıköy Müftüsü olduğu zamanlarda, Üsküdar’daki Yeni Valide Camii’nde görev yapıyordu. Ahmet Mekkî Efendi, ikindi namazında bu camiye uğrar, Nurettin Bey ile sohbette bulunurdu.

    Ahmet Mekkî Efendi, yine bir ikindi namazında Yeni Valide Camii’ne uğramıştı. Fakat yüzünde derin bir üzüntü ve ağlamaklı bir hal vardı. Onu üzgün görünce, neden üzgün olduğunu sordular. Ahmet Mekkî Efendi de, üzüntüsünün sebebini şöyle anlattı;

    Ahmet Mekkî Efendi, o gün belediye otobüsüne binmiş ve cam kenarında bir koltuğu oturup, babası Seyyid Abdulhakim Arvasî Hazretleri’nin “Namaz Risalesi” isimli kitabını okumaya başlamış. Fakat, birkaç durak gittikten sonra, yanına densiz bir adam oturmuş.

    Adam yanına oturur oturmaz, Ahmet Mekkî Efendi’yi laf ile taciz etmeye, hakaret etmeye başlamış. Önce; “Dünya aya gidiyor biz hala yaya… Şunlara bak bu devirde böyle kılık kıyafet mi olur? İnsan biraz modern olur…” şeklinde hezeyanlara başlamış.

    Ahmet Mekkî Efendi, onun bu hezeyanlarını hiç duymamış gibi kitabını okumaya devam etmiş. Densiz adam, hakaretlerine bir cevap gelmeyince, okuduğu kitaba takılarak; “Aaa! Elindeki kitap da Türkçe değil Arapça… Hala Arapça okuyorlar, hangi devirdeyiz”, demiş.

    Ahmet Mekkî Efendi, hiç istifini bozmadan yine kitabını okumaya etmiş. Densiz adam, hızını alamamış koltuktan kalkana kadar homurdanmalarına devam etmiş.

    Adam, daha sonra ineceği yer gelince inmek üzere yerinden kalkıp gitmiş. Otobüs durakta durup tekrar hareket edince, otobüsün arka tarafından bir cayırtı kopmuş. Orada acı acı bağırışlar ve feryatlar duyulmuş.

    Ahmet Mekkî Efendi, merakla yerinden kalkıp gidip baktığında, az önce kendisine durmadan hakaret eden ve lafla tacizler yapan o adamın kafasının, durağın direği ile otobüsün kapısı arasında sıkışıp ezildiğini görmüş.

   Nurettin Bey, “Hak ettiği cezayı bulmuş. Efendim siz niçin üzülüyorsunuz?” şeklinde söyleyince, Ahmet Mekkî Efendi;

    -Kardeşim O, yol boyunca hep gayretullaha dokunan sözler söyledi. Biz ise kendisine karşılık, bir defa olsun dönüp, ‘Sus be kardeşim yeter!’ deseydik, böyle bir cezayı yaşamayabilirdi. Bunun için üzülüp ağlıyorum, diye buyurdu.

(Kayn.:islamdini.de/Ünal Bolat)

 

 

 

YORUM YAP