KİBİR VE UCUP HAKKINDAKİ SÖZLER

  BÜYÜKLERDEN SÖZLER

 

“Hiç bir iyiliğin fayda vermediği günah, kibirdir.”
SÜLEYMAN (A.S)-(Kayn.:Kimya-yı Saadet)

 

“Bir kimsenin kalbinde ne kadar kibir varsa, aklında o kadar noksanlık var demektir.”
MUHAMMED BÂKIR-(Kayn.:İslam Alimleri Ans.)

 

“Kendi nefsini beğenmek kadar ahmaklık yoktur.”
MUHAMMED ŞEYBÂNÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)

 

“Birisine rastladığın zaman, onu kendinden üstün görerek; belki o, Allahü teâlânın katında benden üstündür, derecesi daha yüksektir demelidir. Eğer küçük ise; bunun günâhı yoktur. Ben ise, Allahü teâlâya isyanda bulundum. Şüphesiz, Allahü teâlâ katında o benden daha hayırlıdır demelidir. Eğer büyük ise; o, Allahü teâlâya benden çok ibâdet etti demelidir. Eğer âlim ise; ona, bana verilmeyen ve benim kavuşamadığım şeyler verildi. O, ilmi ile amel ediyor, benim bilmediğim şeyleri biliyor demelidir. Eğer cahil ise; o, bilmediği için günah işledi. Ben ise bildiğim hâlde günah işledim. Hem ben, hangimizin hüsn-i hatime (îmânla), hangimizin sû-i hatime (imansız) gideceğini bilmiyorum demelidir. Eğer kâfir ise; o, belki müslüman olur da iyi amel işliyebilir, ben ise onun eski hâline düşebilirim, demelidir.”
ABDÜLKÂDİR GEYLÂNÎ-(Kayn.:İslam Alimleri Ans.)

 

“İnsan, hayrını, amelini, ibadetini değil; hep günahlarını göz önünde tutmalıdır. Çünkü amel ve ibadetini görünce nefsi kabarır. İnsanı felakete götüren nefsidir. Firavun, Şeddad ve Karun gibi ilâhlık davasında bulunan ve helâke gidenler hep nefisleri yüzünden bu felaketlere uğradılar. Nefisleri büyüdü, büyüdü sonunda ilâhlık davasına kalkıştılar. Çünkü nefs, kendinden üstün hiç bir varlığın bulunmasını istemez.”
SEYYİD ABDÜLHAKÎM HÜSEYNÎ-(Kayn.:Semerkand D./19.sayı)

 

“Nefsini beğenen ve nefsine itimat eden bedbahttır. Nefsinin ayıbını gören, bahtiyardır.”
BEDİÜZZAMAN SAÎD NURSİ-(Kayn.:RNK/Mektubat)

 

“Öyle zaman olur ki, Allahü teâlâ bir kulunu ibâdetleri ile meşgûl eyler. O ibâdetler, o kulun azıtmasına sebeb olur. Yâni kibir ve ucba kapılmasına yol açar. Yine öyle zaman olur ki, o kulunu bir işe, bir günâha düşürür. O günâhı sebebiyle kul o kadar üzülür ki, bu üzülmesi o kimsenin hidâyetine sebeb olur. Hâline bakıp gafletten uyanır. Tövbe ve istigfâr eder. Bu her iki durumda da atılgan olmamalıdır. Allahü teâlâ, cesâret ve atılganlıkla günâh işleyip de; “O bizi affeder.” diyen kullarını sevmez. Günâhları küçük görmekten daha zararlı bir şey yoktur. Günâhların küçüklüğünü değil de, kimin koyduğu yasakları çiğnemekte olduğunu düşünüp, hayâ etmelidir.”
ABDULLAH-I ENSÂRÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)

 

“İşlediğin tâat ve ibâdetleri beğenmemelisin. O tâat sana hoş gelmemeli, bir lezzet aramamalısın. Tâatini beğenmek şirktir. Yalnız Allahü teâlânın emri olduğu için, buyurulduğu gibi, yânî ilmihâl kitaplarında bildirdiği gibi işlemeli. Tâatini Hak teâlâya ısmarla ve kendi beğenmeni şeytanın yüzüne çarp!”
ABDULLAH-I ENSÂRÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)

 

“Kulların en aşağısı, namazını ve tesbîhini kendi gözünde büyülten, yaptığı ibâdetler sebebiyle, Allahü teâlâ katında kıymeti olduğunu zanneden kimsedir. Eğer Allahü teâlânın ihsânı ve rahmeti olmasaydı, peygamberlerin (aleyhimüsselâm) işlerinin bile ne kadar zor olduğu görülürdü. Nasıl böyle olmasın? Peygamberlerin en üstünü ve Allahü teâlâya en yakın olan Resûlullah efendimiz bile, Allahü teâlânın rahmetinin kendisini örttüğünü buyurmuşlardır.”
ABDULLAH HARRÂZ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)

 

“İlminin fazla, amelinin çok olması ile gurûra kapılan kimse, mârifet sâhibi değildir. Çünkü şeytan da pek fazla bilgiye sâhipti. Mantık yürütmek sûretiyle, ateşin topraktan daha hayırlı olduğunu iddiâ etti. Halbuki meleklere hocalık yapıyordu. Sonunda kendi nefsinin üstün olduğunu söyleyip kibirlendi. Böylece Allahü teâlânın gadabına uğradı ve lânete müstehak oldu. Ebedî olarak rahmet dergâhından kovuldu. Ey oğlum! Sakın! Çok sakın! İyi ibâdetlerine, yüksek ilmine aldanma. Çünkü Bel’âm-ı Baûrâ ve Bersisa, en çok ibâdet edenlerdendiler. Fakat sonunda, nefs ve şeytana uyarak dünyâya bağlandılar. Âhiretlerini ziyân ettiler. Rezîl rüsvâ oldular.”
SEYYİD AHMED RIFÂÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)

 

“İdrâr yolundan akıp gelen insan, nasıl kibirli olur, şaşıyorum.”
AHNEF BİN KAYS-(Kayn.:Evliyalar Ans.)

 

“Ucub sâhibi, iyi amellerini beğenip güzel ve kusursuz gören kimse, yavaş yavaş helâke gider. Yaptığı kötülükleri iyi zanneden ise zâten felâkettedir.”
ALİ MÜZEYYEN-(Kayn.:Evliyalar Ans.)

 

“Günahlara bir defâ, tâatlere ise bin defâ tövbe etmek lâzımdır. Yâni yaptığı ibâdet ve tâatlere bakıp kendini beğenmek, o ibâdeti hiç yapmamak günahından bin kat daha fenâdır.”
BÂYEZÎD-İ BİSTÂMÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)

 

“Bir insanın iyiliklerini hatırlayıp, günâhlarını unutması gururdandır. Günâhların ne kadar küçük olduğunu değil, bu günâhı Allahü teâlânın huzûrunda işlediğini düşünmek lâzımdır.”
BİLÂL BİN SA’D-(Kayn.:Evliyalar Ans.)

 

“Kimde şu dört haslet bulunursa, bu hasletler o kimseyi yüksek derecelere kavuşturur. Hem Allahü teâlânın katında, hem de insanlar yanında kıymeti çok olur. 1. Hilm (yumuşaklık ve sabır) sâhibi olmak, 2. İlim sâhibi olmak, 3. Cömert olmak, 4. Güzel ahlâk sâhibi olmak. Yine dört haslet vardır ki, bu hasletler de sâhibini en aşağı derecelere düşürür. Allahü teâlâ katında ve insanların yanında sevilmeyen birisi olur. 1. Kibir büyüklenme , 2. Ucb (amellerini beğenmek), 3. Cimrilik, 4. Kötü ahlâk.”
CÜNEYD-İ BAĞDÂDÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)

 

“Kişi, din kardeşlerine ve dostlarına hizmetinden dolayı böbürlenirse, Allahü teâlâ ona öyle bir alçaklık verir ki, kat’iyyen ondan kurtulamaz.”
EBÛ ABDULLAH EL-MUKRÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)

 

“Yükselen ancak tevâzû ile yükselir, alçalan da ancak kibirle alçalır.”
EBÛ ALİ RODBÂRÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)

 

“İbâdeti korumak, onu yapmaktan daha zordur. O, tıpkı çabuk kırılan cam eşyâ gibidir. Ona, riyâ, gurur, ucub, kibir dokunsa ve değse, kırar.”
EBÛ BEKR VÂSITÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)

 

“İğne ile dağı devirmek, kalpten kibri söküp atmaktan kolaydır.”
EBÛ HÂŞİM SOFÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)

 

Bir kimse, güzel bir amel işleyince, bunu kendi gayretleri ile değil de, Allahü teâlânın lütfu, ihsânı ve yardımı ile yapabildiğini iyi bilirse, o kimsenin, ucba kapılması, ibâdetini beğenmesi mümkün değildir.”
EBÛ SÜLEYMÂN DÂRÂNÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)

 

“Kim kendi nefsini, Firavun’un nefsinden daha hayırlı zannederse, kibirli olduğunu göstermiş olur.”
HAMDÛN-I KASSÂR-(Kayn.:Evliyalar Ans.)

 

“Şu üç halde iken seni ölümün yakalamasından sakın! Kibir, hırs ve böbürlenme halleri. Çünkü Allahü teâlâ kibirlenen kimseye en miskin kimseden gelen bir zillete düşürmeden, gururlanan kimseyi aç ve susuz bırakmadan, yemek istediği bir şeyin boğazından geçmesine mâni olmadan, hırslı kimseyi de idrâr ve necâsetin içinde bırakmadan bu dünyâdan ayırmaz.”
HÂTİM-İ ESAM-(Kayn.:Evliyalar Ans.)

 

“Zelillik ve boyun bükmeye sebep olan bir hata övünmeye ve böbürlenmeye sebep olan bin taatten daha hayırlıdır.”
İBN-İ ATÂ-(Kayn.:Mektubat-ı Mevl. Halid.)

 

“Birisi sana gelip; “Sen ne mübârek bir zâtsın” dese, bir başkası da;”Sen ne kötü ve aşağı bir kimsesin” dese, sana birinci söz ikinci sözden daha hoş geliyorsa, anla ki fenâ bir kimsesin.”
SÜFYÂN-I SEVRÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)

 

“Her kimde bulunursa bulunsun, tevâzu güzeldir, ama zenginlerde bulunursa çok daha güzel olur. Her kimde bulunursa bulunsun, kibir çirkindir. Ama, fakirlerde bulunursa çok daha çirkin olur.”
YAHYÂ BİN MUÂZ-I RÂZÎ-(Kayn.:Evliyalar Ans.)

 

“Kendi nefsini beğenmek başkalarını hor görmek ve nefsinin başkalarından daha takva ehli olduğuna inanmak büyük günahların en büyüklerindendir.”
MEVLANA HALİD-İ BAĞDADî-(Kayn.:Mektubat-ı Mevl. Halid)

 

“Bir kimse müslümanlar arasında kendisinden daha şerli birinin olduğunu zannetse, o kimse kibirlidir.”
BÂYEZÎD-İ BİSTÂMÎ-(Kayn.:Semerkand D./44.sayı)

 

Birisi Şehabettin Sühreverdî Hazretlerine ; amelini terkettiğinde kendisinde tembellik meydana geldiği , amel yapması halinde ise riya ve kibir meydana geldiğinden şikayet ederek ne yapması gerektiğini sordu. Şeyh Şehabettin Sühreverdî Hazretleri ona :”Tembellikten Allah’a sığın,amel et. Riya ve ucup arızî olarak meydana gelir. O zaman da istiğfar et!” dedi.
(Kayn.:S.Abdulhakim El-Hüs.Hayatı)

 

“İmana riya ve ucubtan daha fazla ne zarar verebilir? İnsan kendi nefsini kafirin nefsinden daha aşağı görmedikçe, makbul dereceye erişemez.”
AHMED HAZNEVİ-(Kayn.:Kasrik’ten Geçenler)

 

“Sen ki, beş vakit namaz kibriyle ferahtasın, Günahın yok sanırken en büyük günahtasın!”
NECİP FAZIL KISAKÜREK-(Kayn.:Öfke ve Hiciv)

 

“Kişiye, ilim olarak Allahü teâlâdan korkması yetişir. Kişiye, cehâlet olarak da kendi nefsini beğenmesi, ucup sahibi olması kâfidir. Ucup artınca, ahmaklık hâlini alır. Kişinin kendi ayıblarını görmesine mâni olur.”
MÂCİD EL-KÜRDÎ-(Kayn.:İslam Alimleri Ans.)

 

 

 

 

 

YORUM YAP