
Ladikli Ahmet Ağa (1888-1969)
Ladikli Ahmet Ağa, bir gün kendisini ziyaret sırasında, üçler, yediler, kırklar şeklinde gruplara ayrılan ve Rical’ul-Gayb da denilen, evliyalardan bahsediyormuş. Kendisi de bu sınıfa dahil olan evliyadan biri olan Ahmet Ağa, bunlardan biri vefat ettiği zaman, yerine geçecek birinin gelişigüzel yapılmadığını, manevi imtihanlardan geçirildikten sonra ancak evliya sınıfına dahil edildiğini ifade edip, aşağıdaki hadiseyi yaşanmış bir misal olarak anlatmış;
Kırklardan biri vefat etmiş ve onun yerine alınması düşünülen kimseyi imtihan etme işi bize verilmişti. İki arkadaş, İstanbul’un Mahmutpaşa semtinde manifaturacılık yapan bir şahsın dükkanına gittik.
Kumaş alma bahanesiyle raftaki toplardan birini indirttik. Kumaşı açtı, biz baktık ve “Bunu beğenmedik, şu topu indir!” dedik. Onu indirdi ve kumaşı açtı. Biz, “Biz bunu da beğenmedik, şu topu indir!” diyorduk, amma kızıp bize çıkışacak ve imtihanı kaybedecek diye içimiz sızlıyordu.
Tatbik ettiğimiz bu usûlle, rafların tamamındaki kumaş toplarını birer birer indirttik, baktık ve “Kusura bakma, kumaşlarını beğenmedik!”, dedik. Dükkan sahibi olan o zat “Siz kusura bakmayın. Çünkü ben sizin aradığınız kumaşı bulup veremedim!”, dedi. Biz, “Allah’a ısmarladık” deyip yanından ayrıldık.
İmtihanı kazanmış olduğu için sevinçliydik. Neticede bu zat, kırklar mevkiindeki ebrârın saflarına katılmıştı.

(Kaynak:Ü.S.Hilmi Tunahan ve HATIRALARIM/M.Emre
Resimler:1/ladikliahmethudai.com, 2/3179327:pixabay.com)
YORUMLARINIZ:
Eyvallah